Hakkımızda Başkanın Mesajı Üyeler Duyurular Faydalı Bilgiler İletişim
 

"Merdiven Altı" felsefeye dönüştü!

Endüstriyel Hazır Yemek Sektörü Köşeye Sıkıştı!

Zararına Satış Üretimde Kaliteyi Tehdit Ediyor!

BUYSAD Başkanı Ömer Faruk Aslanoba, endüstriyel hazır yemek sektöründe kötüyü iyiden ayırt edebilmek adına kullanılan "merdiven altı" tanımının adeta felsefeye dönüşerek, sektörde firma bilinirliği olan kayıtlı firmalara da sıçradığını söyledi.

Aslanoba, "Sektör zararına yemek satmaya başladı. Zararına satış, üretimde kaliteyi tehdit ediyor" uyarısında bulundu.

Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Aslanoba, artan maliyetler ve ucuz yemek fiyatları arasında sıkışan sektörde firma bilinirliği olan kayıtlı firmaların da ‘Merdiven altı felsefesini ve hizmet anlayışını’ benimsemeye başladığını savundu. Sağlıksız ve hijyen olmayan koşullarda üretimin kayıtlıya sıçramasının endişe verici olduğuna dikkat çeken Aslanoba, toplu yemek alımı yapan kurum ve kuruluşlardan sadece fiyatları göz önünde bulundurarak alım yapmaktan kaçınmalarını istedi.


BUYSAD’ın yaptığı araştırmaya göre 1 Ocak 2011 ile 31 Aralık 2011 tarihleri arasında özellikle girdiler, genel giderler, yakıt, servis ve personel giderleri kalemlerinde meydana gelen artış yıllık enflasyonu ikiye katladı. Bu durumda, maliyetlerdeki artışın yüzde 8.87’lik enflasyon artışını yansıtmadığından yakınan YESİDEF Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve BUYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Aslanoba, "Sektör zararına yemek satmaya başladı. Zararına satış, üretimde kaliteyi tehdit ediyor" uyarısında bulundu.

 

KALİTELİ YEMEKTEN TAVİZ VERİLMEMELİ
"Başta gerçekte yaşanan kuraklık ve kuraklığın getirdiği rekolte düşüklüğü olmak üzere birçok nedenden ileri gelen hammaddedeki yüksek artışlar toplu yemek sektörünün belini büküyor" diye konuşan Aslanoba, yaklaşık 5 milyar dolarlık bir ciroya sahip, doğrudan 350 bin, dolaylı olarak ise 1,5 milyon çalışanın istihdam edildiği sektörde çok zor günler yaşandığına dikkat çekti.


Endüstriyel hazır yemek sektörü için iyiden kötüyü ayırt edebilmek adına kullanmakta oldukları  "Merdiven Altı" tanımının geçirilen kriz dönemlerinden yararlanılarak bir felsefeye dönüştüğünü öne süren Aslanoba, “Bir tarafta gerçekten merdiven altı – kayıtsız üretim yapan son derece sağlıksız koşullarda yemek üreten firmalar mevcutken; diğer tarafta da kayıtlı ve sektörde firma bilinirliği olan firmaların da "merdiven altı felsefesini ve hizmet anlayışını" benimseyerek sağlıksız ve hijyen olmayan koşullarda üretim yapmaya başladığını fark ettik. Yemek hizmeti satın alan firmalardan özellikle bu hususa dikkat etmelerini ve denetimlerini aksatmadan yapmalarını talep ediyoruz” dedi.


İşini düzgün yapmak isteyen çok sayıda BUYSAD üyesinin işini durdurmayı ciddi ciddi düşünmeye başladığı bir yılı geride bıraktıklarını belirten Aslanoba, “Bu artışın yarattığı etkiyi hep birlikte ortadan kaldırmak ve sağlıklı, kaliteli yemekten taviz verilmemesini istiyoruz” yorumunda bulundu. Aslanoba, şunları kaydetti:

“Gıdanın ana hammadde kalemlerinde meydana gelen yüzde 60’lara yaklaşan fiyat artışları enflasyon kalemlerinde de gereği gibi yansıtılmamaktadır. Bu nedenle sektör zaten hiçbir zaman gerçek enflasyon oranında artış yapamamaktadır. Fiyat belirlemede enflasyon artışını taban alan sektörümüz, kırmızı et-beyaz et ve et ürünlerinde, süt ve süt ürünlerinde meydana gelen yüzde 60’a varan fiyat artışları karşısında kendi içinde bir kriz ile karşı karşıya kalmaktadır. Kaliteli ve hijyenik yemek üreten bizim gibi firmalar, Türkiye’nin önde gelen markaları ile çalışmak zorunda olduğundan şu anda karşı karşıya kaldığımız fiyat artışlarına ve yansıyan maliyetlere mecburen katlanmak zorunda kalıyoruz ve ayakta kalmaya çalışıyoruz. Bu noktada oluşan ekstra maliyetleri müşterimize yansıtamadığımız için yaşanan olumsuzlukları maalesef bertaraf edemiyoruz. Sektörün ve firmaların ayakta kalması için gerekli fiyat ayarlamalarının yapılması şart olacaktır aksi takdirde sağlıklı ve hijyenik yemek satın alınacak firma bulunmayacaktır.”

 

AYAKTA KALMA SAVAŞI VERİYORUZ
Sektörün gerçek temsilcileri olan, hazır yemek sanayisinde Türk Gıda Kodeksi’ne ve yönetmeliklerine uygun doğru yemek üretmeye çalışan, üretimlerde kaliteden ödün vermeden Türkiye’ye mal olmuş markaların ürünlerini kullanan üyelerin artan maliyetler ile ucuz yemek fiyatları arasında sıkışmış durumda olduğunu ifade eden Aslanoba, “Sektör para kazanmayı bırakın, para kaybetmekle de kalmayıp, kendini teknolojik yönden geliştirmesi gerekirken ayakta kalma savaşı vermektedir” değerlendirmesinde bulundu.

 

TOPLU YEMEK ALIMI YAPANLARA UYARI
Son aylarda piyasada, standartlara uymayan gıda maddeleriyle, hijyeni ve üretim standartlarını hiçe sayarak, yemek üretimi ve dağıtımı yapan kişi ve firmaların hızla arttığını dile getiren Aslanoba, üretim izni ve gıda kalite sertifikalarına sahip olmayan bu işletmelerin tüketicilerin sağlığını tehdit ettiğini savundu. Dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik krizin etkileriyle, bazı kurum ve kuruluşların, bilerek ya da bilmeyerek, bu sağlıksız yemekleri sırf ucuz olduğu için tercih ettiklerini söyleyen Aslanoba, “Hiçbir güvenli gıda kuralına uymayan bu yemekler, tüketenlerin sağlığı için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle toplu yemek alımı yapan kurum ve kuruluşların, sadece fiyatları göz önünde bulundurarak alım yapmaktan kaçınmasını, hatta gereğinden çok daha ucuz fiyat teklif eden işletmelere ihtiyatla yaklaşılmasını tavsiye ediyoruz” diye konuştu. Yemek hizmeti satın alan firmalar ve firma yetkililerini, yemeği bir emtia satın alır gibi görmemeleri konusunda uyaran Aslanoba, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yemek direkt olarak toplum sağlığını ilgilendiren bir husus olduğundan, en iyi şartlarda üretilen, kalitesi ve güvenilirliği tescil edilmiş hammaddeleri kullanarak hazırlanan yemeğin satın alınması öncelikle insan sağlığı için sonrasında da işyerinde verimlilik ve süreklilik için son derece önemlidir. Bu şekilde bir yemek hizmeti satın alınıp alınmadığını sadece müşterinin kendisi denetler. Yemek satın almak firmanıza bir partner tayin etmektir. Partner kuruluş olarak seçilen hazır yemek üreticisini lütfen denetleyiniz. Fabrikalarında ziyaret ederek, üretim alanlarını, hizmet anlayışını sorgulayınız.”

 

DENETİMLER ARTARAK DEVAM ETMEKTE
Bu arada BUYSAD’a üye 15 firma bulunurken, merdiven altı üretim bu sayıyı 3’e katlıyor. Merdiven altı firmalar, sektöre ciddi imaj kaybı ve para kaybı olarak etki ederken, sektörde dürüst faaliyet gösteren firmaları zor durumda bırakıyor. Sektör temsilcileri, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı- Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nce (KKGM) yapılan firma denetimlerinin işlevini büyük ölçüde yerine getirmesinden memnun olduğunu ifade ederken, yapılan denetimler sonucunda birçok merdiven altı firmanın üretim yerlerinin kapatıldığı bildirildi. Sektör temsilcileri, KKGM’nin sektöre olumlu desteklerini sürdürmeye devam etmesini istedi.  

 

Ucuz yemek alınan en pahalı yemektir!

Ucuzluk Kalitesizliği Getiriyor!

İşyerinde yenen hazır yemek, çalışan tüm kadrolar için en iyi motivasyon aracıdır. İyi sunulan hizmet, kaliteli ve sağlıklı yenilen bir yemek, işyeri için çok büyük kazanç demektir. Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) ve Bursa Yemek Sanayicileri Derneği’nin (BUYSAD) yaptırdığı araştırmalar gösteriyor ki; yemek hizmetinden memnun olan kadrolarda; üretim bazında fire oranları düşmekte, hatalı üretim azalmakta. Ve kadroların şirkete bağlılıkları artmakta. Çünkü firmalar iyi bir yemek hizmeti alarak, kadrolarının bu hizmeti hak ettikleri mesajını veriyor ve kadroları da sisteme olan inançlarını artırarak şirket kültürünün gelişmesine destek oluyorlar. Yemek satın alınması kaliteyi ve insana yatırımı ön planda tutan kurumlarda başlı başına ayrı bir değerlendirmeye tabii tutulurken, bu sistemi tüm bu kriterlerin dışında tutmaya çalışan ve yemek firmasını sadece fiyatına bakarak seçen kuruluşlarda, üretim kayıplarının yanı sıra, memnuniyetsiz kadrolar ile çalışmak zorunda kalan yönetimlerin hem işin hatasız ve doğru yapılmasında yetersiz kaldıkları gözlemlenmekte hem de huzursuz ve mutsuz koşullarda çalışan elemanlarda şirket bağlılığını geliştirmek şöyle dursun, ekip ruhu oluşturulamadığı için iş gücü ve verimlilik hiçbir zaman istenen düzeye ulaşamamaktadır. Sağlıksız bir yemeğin ana maliyeti çok ucuz olsa dahi, yukarıda da anlatılmaya çalışıldığı gibi sonuçları tahmin edilemeyecek kadar paralı maliyetlere sebep olabilmekte. Kısacası ucuz yemek alınan en pahalı yemektir.

 

Ömer Faruk Aslanoba
Bursa Yemek Sanayicileri Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı

 

 


 

 
Ana Sayfa  -  Hakkımızda  -  Başkanın Mesajı  -  Üyeler  -  Duyurular  -  Faydalı Bilgiler  -  İletişim